Bilim ve felsefenin birleşimi olan Kore feng shui’si, Kore halkının refahı ve esenliği için vazgeçilmezdir.

<Kore genelindeki uğurlu yerleri ayrıntılı biçimde anlatan Yusanrok adlı kitaptan bir resim.>
Doğu’nun coğrafyası: Feng shui
Modern Kore’de bile bir ev inşa edilmeden önce yanıtlanması gereken ilk soru, arazinin uğurlu olup olmadığıdır (Korecede uğurlu yere “myeongdang” denir). Aynı soru, ebeveynlerin mezar yerleri seçilirken de sorulur; mezar yerleri belirlenmeden önce bir feng shui uzmanına (kehanet yeteneğine sahip kişi) danışılır. Kore’de myeongdang kavramına bağlılık belirli bir din, sosyal sınıf veya eğitim düzeyiyle ilişkili değildir; aksine, binlerce yıldır aktarılan köklü bir gelenektir. Eski çağlardan bu yana Koreliler; yağmur, rüzgâr ve mevsimlerin değişimi gibi doğal olaylar ile kişinin yakın çevresindeki dağlar, su kütleleri ve arazi gibi coğrafi unsurlar arasındaki uyumun insan sağlığına ve mutluluğuna katkıda bulunduğuna inanmıştır. Bu inancın özü, kişinin evini iyi bir myeongdang üzerine (aynı zamanda “teoh” olarak da adlandırılır) inşa etmesinin, ömrü boyunca orada yaşamasının ve aynı derecede iyi bir myeongdang’a defnedilmesinin, kendisine ve soyundan gelenlere huzur ve refah getireceği düşüncesidir. İnsan toplumunun kaderinin yin-yang ve beş elemente dayandığı teorisiyle birleşen bu inanç, insanlığın kaderi ya da talih ve talihsizlikleri hakkında çeşitli kehanetlerin doğmasına yol açmıştır. Bu kehanetler Taoizm içinde sistematikleşmiş ve Korecede “pungsu jiri” olarak adlandırılan feng shui’nin, Doğu’ya özgü benzersiz bir ruhani ekolojik bilim olarak gelişmesine öncülük etmiştir.

<Kral Jeongjo’nun (1776-1800 yılları arasında hüküm sürmüştür) cariyesi olan Kraliyet cariyesi Park’ın (1770-1822) mezarı, ilk konumunun elverişsiz bir myeongdang olduğu görüşüne dayanılarak özgün yerinden bugünkü yerine taşınmıştır.>
Pungsu: Rüzgâr ve suyla oluşan, Dünya’nın yaşayan enerjisi
“Pungsu (feng shui)” sözcüğünü oluşturan Çince karakterler kelimenin tam anlamıyla “rüzgâr” ve “su” olarak çevrilir. “Pung (rüzgâr, 風)” iklimi ve Dünya’yı temsil ederken, “su (su, 水)” suyla ilgili her şeyi ifade eder. Özünde pungsu’nun temel ilkeleri, Dünya’nın içinden belirli güzergâhlarda geçen yaşam enerjisinin, onunla nasıl karşılaşıldığına bağlı olarak insanlara talih ya da felaket getirdiğini söyler. Yaşam enerjisinin, yani ki’nin (Çincede chi), tıpkı insan bedenindeki kanın belirli damarlardan akması gibi, belirli yollar boyunca hareket ettiği kabul edilir. Bu nedenle iyi ki’ye sahip bir kişi yaşamı boyunca talih ve refahın keyfini sürer. Çeşitli ki güzergâhlarının kesiştiği bir yerde ev inşa edilirse, o evde yaşayan aile nesiller boyunca gelişip zenginleşir. Böyle bir yer bir ilçe ya da eyalet merkezi olursa, tüm ülke uzun yıllar refaha kavuşur; atalara ait mezarlar için kullanılırsa, o aileden pek çok seçkin kişi dünyaya gelir.
Dünya’nın enerjiyle dolu olduğu inancı, Dünya’nın yaşayan bir varlık olarak algılanmasına dayanır. İnsan bedeninde besinleri ve oksijeni farklı bölgelere taşıyan damarlar bulunduğu gibi, Dünya’nın da benzer damarları olduğuna inanılır.

<Bir pusula türü olan yundo, feng shui uzmanlarının Dünya’nın enerjisini yorumlaması için vazgeçilmez bir araçtır.>

<Çeşitli yundo türleri.>

<1848 yılında basılmış 24 katmanlı yundo kılavuzu. Bu kılavuz; dört ana yönü, talihi anlatan I Ching’deki sekiz trigramı, 10 Göksel Gövdeyi (Cheongan), Taoizm’de Dünya’yı koruyan 12 savaşçı tanrıyı simgeleyen 12 Yersel Dalı (Sibiji) ve 24 güneş dönemini içerir. Tüm bunlar, Yin-Yang ve Beş Element teorisine göre kadran üzerinde katmanlar hâlinde sistematik olarak düzenlenmiştir. Feng shui uygulayıcıları bu aracı; topografik özellikleri, rüzgâr ve suyun miktarını ve akışını, ayrıca doğayla uyumlu uğurlu bir yer bulmak için yer altında yoğunlaşan ki’yi ayırt etmek amacıyla kullanır.>
Modern pungsu jiri: Yaşam ve çevre temelli coğrafyaya yeni bir alternatif
Günümüzde pungsu yeni biçimlerde anlaşılmakta ve uygulanmaktadır. Bir myeongdang arayışını ifade eden “teoh bulma” terimi, modern “konum belirleme” terimine benzer. “Teoh bulma” koşulları, kişiye ve arazinin kendisine bağlı olarak büyük ölçüde değişebilir. Topografya, jeolojik özellikler, iklim (rüzgâr, sıcaklık) ve su varlığı gibi doğal koşullar; ulaşım, pazarlar, iş gücü, arazi koşulları, ham maddeler ve elektrik tedariki gibi sosyal ve ekonomik koşullarla uyum içinde olmalıdır. Örneğin bir şehir planlanırken sanayi, konut ve iş bölgelerinin konumu; her birinin baktığı yön; itfaiye istasyonları, hastaneler, belediye binası, okullar ve parkların yerleri, pungsu ilkelerine uygun olarak meşruiyet ve doğruluk açısından ayrıntılı biçimde çapraz kontrol edilir. Önemli devlet tesisleri için yer belirlenirken pungsu jiri ilkeleri bugün dahi dikkate alınmaktadır.

<Daejeon şehrindeki ünlü bir myeongdang kasabasının 20. yüzyılda oluşturulmuş pungsu haritası.>
Günümüzde pungsu kavramı, ekolojik ve bilim temelli felsefi yaklaşım ile tarihî-coğrafi ve deneyime dayalı yaklaşımı eşit ölçüde kapsar. Kısacası, insan sakinlerine en yüksek yaşam kalitesini sunmak amacıyla yapı ile doğal çevre arasındaki ideal ilişkiyi birlikte gerçekleştirerek “doğayla uyum veya denge” arar.

<Jiri Kaydı, Joseon Hanedanlığı döneminde yayımlanmış ve pungsu açıklamalarını içeren bir kitaptır.>
* Fotoğraflar Kore Kültürel Miras İdaresi’nin izniyle kullanılmıştır.